Saat
Takvim

Anasayfa

 
 
 
  • 1
  •  
  • 2
  •  
  • 3
  •  
  • 4
  •  
  • 5
  •  
  • 6
  •  
  • 7
  •  
  • 8
  •  
  • 9
  •  
  • 10
  •  
  • 11
  •  
Türkiye'de yaşayan Kafkas halkları, Putin'in 14 Ekim'de yapmayı düşündüğü ziyarete karşı çıktı. Kafkas diyasporası 14 Ekim'de Putin'e tepki için Taksim'de buluşacak
Çerkesler anadilde eğitim talep ediyor Çerkes Hakları İnsiyatifi, anadilde eğitim talebiyle yürüyüş düzenledi. Yönetim Kurulu üyesi Kenan Kaplan, "Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce Çerkesçe eğitim veren okullar, yayın yapan gazeteler vardı. Şimdi de Çerkesçe eğitim, 7 gün 24 saat Çerkes dillerinde yayın yapan radyo ve televizyon kanalları istiyoruz. Bu,tam demokratik Türkiye için gereklidir" dedi.
Kabartay Balkar Cumhuriyeti İnsan Hakları Derneği Başkanı Hatajuko Valeri de "Suriye'de, Ürdün'de, Türkiye'de bulunan Çerkezler dillerini korumak için ellerinden geleni yapmalıdır. Daha küçük milletler dil ve kültürlerini korurken, biz neden asimilasyona uğruyoruz" ifadelerini kullandı. Mitingde, Kafkasya’dan gelen sanatçılar şarkılar söyledi
Yaptıkları aktiviteler ile ülke yönetimine iki mesaj verdiklerini ifade eden Kaplan, "Birincisi devlet imkanlarıyla ana okuldan başlamak üzere tüm örgün eğitim kurumlarında Çerkez dillerinin öğretim ve eğitim imkanının sağlanması, ikincisi de yine devlet imkanlarıyla, 7 gün 24 saat Çerkez dillerinde yayın yapan radyo ve televizyon kanallarının faaliyete geçirilmesidir" şeklinde konuştu.
Çerkez Hakları İnisiyatifi temsilcileri, yeni anayasa önerilerini dün TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na sundu. Çerkezler, dillerinde, 7 gün 24 saat yayın yapacak TV açılmasını, anaokulundan başlayarak örgün eğitimde de devam edecek şekilde devlet desteğiyle seçmeli olarak anadilde eğitim derslerinin müfredata konulmasını istediler.
ALİ İHSAN AKSAMAZ - M. Tanzer Ünal; Çerkesçenin, Lazcanın, Abhazcanın, Gürcücenin, kimliklerimizin bölünmeye ve ayrışmaya değil, birlik ve beraberliğe hizmet edeceğini anlayamıyor. Anadillerimize ve ortak anlaşma dilimiz Türkçe’ye ortak vatan duyusunun farkında değil. Yurtseverlik ve yurttaşlık gibi kavramların içinin artık palavralarla doldurulamayacağı bir dünyada yaşadığımızı görmek istemiyor. Aklı “Soğuk Savaş dönemi”nde takılı kaldığı için, ABD menşeli, insanları birbirlerine düşürecek linç çizgisinin kalemşörlüğüne soyunuyor.
İLKER AKŞİT - Üstelik geçtiğimiz günlerde ilimizde, Derbent’te yapılan bir panele de atıfta bulunmuş. Hatırlayalım, bu panelin ardından çok farklı görüşler ortaya atılmıştı. Birileri, “Çerkesler de mi bölücülük yapıyor?” demişti. Hatta bu panele en sert tepki ilimizden gelmişti. Kocaeli Gazetesi’nin sahibi, eski patronum Sayın Tanzer Ünal, “Türkiye’de yeni bir ihanet grubu: Çerkez Hakları İnisiyatifi” başlıklı bir yazı yazmıştı. Hasan Cemal’in yazısı, böyle düşünen insanlara verilen çok güzel bir yanıt diye düşünüyorum. Eski patronum Sayın Tanzer Ünal’a da, eğer okumadıysa, bu yazıyı okumasını tavsiye ediyorum.
ORHAN MİROĞLU - Salondakiler Şeyh Şamil’in, Ethem’in ve Dr. Reşit’in torunlarıydılar. Kürt torunlar, Çerkes torunlar biraradaydık işte.. Tarihin hoş bir şakası gibi geldi bana her şey.. Kürt, Türk, Çerkes torunların artık birbirini merak ettikleri, birbirlerine karşılıklı hikâyeler anlattıkları ve beraber ağladıkları, beraber şarkılar söyledikleri günlerden geçiyorduk, tam 97 yıl sonra.. Kim ne derse desin, tarihi, Türkiye’de geçmişi yeniden keşfetmek için yola çıkanlar, birbirini tanımanın keyfini yaşayanlar ve buna dair bir merakı bir hasreti içinde duyanlar ve hissedenler yapıyor.
HASAN CEMAL - Bakın, gerçek bölücülük insanların kendi dil ve kültürlerine sahip çıkması değildir. Gerçek bölücülük tam tersidir. Herkesi aynı kaba koymaya, aynı kalıba dökmeye çalışmaktır gerçek bölücülük. Asıl bölücülük Kürt olarak, Çerkes olarak kendi dilini ve kültürünü sahiplenmek değildir. Asıl bölücülük tersidir. İnkâr ve asimilasyondur. Bu topraklar bunca zaman acıya, trajediye doymamışsa bunun temel nedeni, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri bu ülkede farklılıkları reddeden ve hepimize “Hepiniz Türksünüz!” diyen milliyetçiliğin inkâr ve asimilasyon politikalarıdır. Bu bir çıkmaz yoldur. Yanlışa, acıya açılan yolları kısaltmaktan başka çaremiz yok.
EMRE AKÖZ - "Lejen Xase" (Lejen Khase) denilen çalışma toplantısını düzenleyen "Çerkes Hakları İnisiyatifi"... Demokratik açılımın Kürtlerle ve Romanlarla sınırlı kalmasına karşı. "Dilimizin ve kültürümüzün yaşamasını istiyoruz" diyor. Peki bu nasıl olacak? Somut talepler neler? Haklar nasıl alınacak? (Not: Çerkesler şiddete asla izin vermeyen, tamamen barışçı ve demokratik bir mücadele veriyor.)
 1