Saat
Takvim

Çerkes Hakları İnisiyatifi öncülüğünde her ayın yirmibirinde saat 21.00’de Rusya Konsolosluğu önünde bir araya gelen ve Soykırımı protesto eden Çerkesler, dün akşam 19. eylemini gerçekleştirdi.

Saat 20.00’de Galatasaray Lisesi önünde toplanmaya başlayan grup burada pankartlarını açıp bir süre gösteri yaptıktan sonra, saat 20.30’da Odakule önüne geçerek kortej oluşturdu.

Çerkes Soykırımı'nı anlatan pankartlarla yürüyüşe geçen  grup, ''Çerkesya, Rus toprağı Olmayacak!'', “Rusya Çerkesya’dan defol!”, “Worepsov Tıbze, Worepsov Tıxabze”, “Soykırımın hesabı sorulacak”, “Rusya Kırımdan defol!” gibi sloganlar atarak protestolarını yüksek sesle dile getirdiler.

Rusya Federasyonu'nun İstiklal Caddesi'ndeki konsolosluğu önüne gelen grup bir süre daha sloganlar attıktan sonra Onur Yaldız hazırlanan basın açıklamasını okudu. Grup daha sonra, gelecek ay yine aynı gün ve saatte buluşmak üzere sözleşerek ıslıklar ve alkışlar eşliğinde olaysız bir şekilde dağıldı.
 Basın açıklamasının tam metni şöyle:

Saygıdeğer Kamuoyu,

Değerli Basın Mensupları!

Bugün 21 Mart!

Bugün nevruz!

Bugün, zor yaşam koşullarının sona erip, tabiatın yeniden canlanmaya başladığı gün.

Bugün, tabiatın bayramı olduğu kadar, barış ve kardeşliğin de bayramı artık.

Yeni günün getirdiği barış ve kardeşlik bayramı tüm Türkiye ve dünya halklarına kutlu olsun!

 Saygıdeğer Kamuoyu,

Değerli Basın Mensupları!

Evet, her 21 Martta hayat yeniden başlar!

Ancak Çerkesler için 150 yıldır hayat durmuş vaziyette ve hiçbir nevruz onu yeniden canlandıramıyor.

150 yıldır kendilerini yaşama çekecek bir milli nevruz bekliyor Çerkesler; kendilerini anavatanlarında toplayıp, diliyle, kültürüyle yeniden canlandıracak bir nevruz; hayata yeniden bağlayacak bir nevruz…

Ama o nevruz hiç gelmiyor…

***

Rus emperyalizminin yüzyılı aşkın süren soykırım saldırılarının ardından, 2 milyona yakın Çerkes anayurtlarından sürülerek dünyanın dört bir tarafına dağıtıldı.

İçinde bulunduğumuz 2014 yılı ile bu facianın üzerinden 150 yıl geçmiş oluyor.

Soykırım ve sürgünün Çerkes halkında açtığı yaralar o kadar derin ve o kadar ölümcül ki, köklü bir halk dört nesildir can çekişmekte, hala hayata tutunabilmek için kendine bir çıkış yolu aramaktadır.

Daha da kötü tarafı ise dünyayı yönetenlerin, uluslararası güç odaklarının, baştan beri sessiz karşıladıkları bu zulmü, 21. yüzyılda da görmezden gelmeye devam etmeleridir.

 “Halkların katili” sıfatı taşıyan, emperyal şehveti hala dinmemiş Rusya da takınılan bu edilgen tavırdan cesaret almakta, içinde bulunulan 21. yüzyılda da bütün yüzsüzlüğü ile ceberut tavırlarını sürdürmektedir.  Nitekim en son Kırım’ı işgal etmek suretiyle yayılmacı emellerine hala gem vuramadığını göstermiştir. Kafkasyalılarla aynı tarihi kaderi yaşayan Tatar kardeşlerimize Allah’tan yardım diliyor; Kırım’ın işgal ve ilhakını bütün kalbimizle kınıyoruz. 

 Saygıdeğer Kamuoyu,

Değerli Basın Mensupları!

Rusya’nın taktiği belli: Uyguladığı terörist yöntemlerle halkları önce ümitsizliğe ve sonrasında kendisinin de içinde yaşadığa terör batağına çekmekte; ardından da düzenlediği kanunsuz operasyonlar, yargısız infazlarla halkların en değerli evlatlarını yok etmektedir. Tıpkı geçtiğimiz günlerde katledilen Çeçen direnişçi Doku Umarov’a yaptıkları gibi…  Bu vesileyle bu antiemperyalist mücadele adamını da saygıyla anıyor, yoldaşlarının yanında kalbimize gömerek Allah’tan rahmet diliyoruz.

 Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır!
Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır.
 

 Düşmanın izlediği politikalar ne olursa olsun, dünyadaki kayıtsızlık ne kadar sürerse sürsün, Çerkes halkının soykırımcılarla mücadelesi hesap soruluncaya kadar sürecektir.

İçimizde yaşattığımız vatan sevgisi bu  mücadelenin tükenmez enerji kaynağıdır.

 İŞGALE HAYIR!

ASİMİLASYONA HAYIR!

RUS EMPERYALİZMİNE HAYIR!

YAŞASIN ÇERKES HALKININ VAR OLMA MÜCADELESİ!

YAŞASIN DİLİMİZ, YAŞASIN KÜLTÜRÜMÜZ!

YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ!

 ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ

Saat 20.00’de Galatasaray Lisesi önünde toplanmaya başlayan grup burada pankartlarını açıp bir süre gösteri yaptıktan sonra, saat 20.30’da Odakule önüne geçerek kortej oluşturdu.

Çerkes Soykırımı'nı anlatan pankartlarla yürüyüşe geçen  grup, ''Çerkesya, Rus toprağı Olmayacak!'', “Rusya Çerkesya’dan defol!”, “Worepsov Tıbze, Worepsov Tıxabze”, “Soykırımın hesabı sorulacak”, “Rusya Kırımdan defol!” gibi sloganlar atarak protestolarını yüksek sesle dile getirdiler.

Rusya Federasyonu'nun İstiklal Caddesi'ndeki konsolosluğu önüne gelen grup bir süre daha sloganlar attıktan sonra Onur Yaldız hazırlanan basın açıklamasını okudu. Grup daha sonra, gelecek ay yine aynı gün ve saatte buluşmak üzere sözleşerek ıslıklar ve alkışlar eşliğinde olaysız bir şekilde dağıldı.
 Basın açıklamasının tam metni şöyle:

Saygıdeğer Kamuoyu,

Değerli Basın Mensupları!

Bugün 21 Mart!

Bugün nevruz!

Bugün, zor yaşam koşullarının sona erip, tabiatın yeniden canlanmaya başladığı gün.

Bugün, tabiatın bayramı olduğu kadar, barış ve kardeşliğin de bayramı artık.

Yeni günün getirdiği barış ve kardeşlik bayramı tüm Türkiye ve dünya halklarına kutlu olsun!

 Saygıdeğer Kamuoyu,

Değerli Basın Mensupları!

Evet, her 21 Martta hayat yeniden başlar!

Ancak Çerkesler için 150 yıldır hayat durmuş vaziyette ve hiçbir nevruz onu yeniden canlandıramıyor.

150 yıldır kendilerini yaşama çekecek bir milli nevruz bekliyor Çerkesler; kendilerini anavatanlarında toplayıp, diliyle, kültürüyle yeniden canlandıracak bir nevruz; hayata yeniden bağlayacak bir nevruz…

Ama o nevruz hiç gelmiyor…

***

Rus emperyalizminin yüzyılı aşkın süren soykırım saldırılarının ardından, 2 milyona yakın Çerkes anayurtlarından sürülerek dünyanın dört bir tarafına dağıtıldı.

İçinde bulunduğumuz 2014 yılı ile bu facianın üzerinden 150 yıl geçmiş oluyor.

Soykırım ve sürgünün Çerkes halkında açtığı yaralar o kadar derin ve o kadar ölümcül ki, köklü bir halk dört nesildir can çekişmekte, hala hayata tutunabilmek için kendine bir çıkış yolu aramaktadır.

Daha da kötü tarafı ise dünyayı yönetenlerin, uluslararası güç odaklarının, baştan beri sessiz karşıladıkları bu zulmü, 21. yüzyılda da görmezden gelmeye devam etmeleridir.

 “Halkların katili” sıfatı taşıyan, emperyal şehveti hala dinmemiş Rusya da takınılan bu edilgen tavırdan cesaret almakta, içinde bulunulan 21. yüzyılda da bütün yüzsüzlüğü ile ceberut tavırlarını sürdürmektedir.  Nitekim en son Kırım’ı işgal etmek suretiyle yayılmacı emellerine hala gem vuramadığını göstermiştir. Kafkasyalılarla aynı tarihi kaderi yaşayan Tatar kardeşlerimize Allah’tan yardım diliyor; Kırım’ın işgal ve ilhakını bütün kalbimizle kınıyoruz. 

 Saygıdeğer Kamuoyu,

Değerli Basın Mensupları!

Rusya’nın taktiği belli: Uyguladığı terörist yöntemlerle halkları önce ümitsizliğe ve sonrasında kendisinin de içinde yaşadığa terör batağına çekmekte; ardından da düzenlediği kanunsuz operasyonlar, yargısız infazlarla halkların en değerli evlatlarını yok etmektedir. Tıpkı geçtiğimiz günlerde katledilen Çeçen direnişçi Doku Umarov’a yaptıkları gibi…  Bu vesileyle bu antiemperyalist mücadele adamını da saygıyla anıyor, yoldaşlarının yanında kalbimize gömerek Allah’tan rahmet diliyoruz.

 Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır!
Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır.
 

 Düşmanın izlediği politikalar ne olursa olsun, dünyadaki kayıtsızlık ne kadar sürerse sürsün, Çerkes halkının soykırımcılarla mücadelesi hesap soruluncaya kadar sürecektir.

İçimizde yaşattığımız vatan sevgisi bu  mücadelenin tükenmez enerji kaynağıdır.

 İŞGALE HAYIR!

ASİMİLASYONA HAYIR!

RUS EMPERYALİZMİNE HAYIR!

YAŞASIN ÇERKES HALKININ VAR OLMA MÜCADELESİ!

YAŞASIN DİLİMİZ, YAŞASIN KÜLTÜRÜMÜZ!

YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ!

 ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ



More Sharing ServicesPaylaş | Share on facebook Share on email Share on favorites Share on print                                         Yorum Yaz - Arşiv   216 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Nükte!

BİZE BENZEYİP BİZDEN OLMAYANLAR...

Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretiyormuş. Bir tepeye çıkmışlar. Aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış;

- Bak yavrum şu gördüklerin koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Yakalaması da kolaydır.

Yavru kurt lafa girmiş ve çobanı göstererek, onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş. Kurt, çobandan uzak durmasını, elindeki değneğin çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş.

Bu sırada yavru kurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş.

- Şu bize benzeyen bir şey var orada, o ne yapıyor?

Kurt, derin bir of çekmiş ve anlatmış:

- Ah yavrum, bizi asıl perişan eden işte o bize benzeyip de bizden olmayandır...
             ***
Bu fıkra neden icab etti?
RF Çerkes Örgütleri Koordinasyon Kurulu, Suriyeli Çerkesler için uluslararası toplantı yapılması isteğinden DÇB ve KAFFED'in baskıları sonucu vazgeçmiş de…

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi


Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   762 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın