Saat
Takvim

TC Cumhuriyeti’nin tepe yöneticileri Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı ve Ana Muhalefet lideri 21 Mayıs 1864’ün 150. Yılında ayrı ayrı mesajlar yayınlayarak Çerkeslerin tarihi acısını paylaştıklarını duyurdu. Yayınlanan Mesajlar şöyle:

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,Çerkesleri temsilen Kafkas Dernekleri Federasyonu’na ''Acınızı Paylaşıyorum'' mesajı gönderdi.

    CUMHURBAŞKANLIĞI
    BASIN MERKEZİ
    TEL: 470 20 70

24 Mayıs 2014

Sayın Yaşar ASLANKAYA
Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. yılı nedeniyle düzenlediğiniz Anma Etkinliğine davetiniz için teşekkür ediyorum.
150. yılında bu elim hadiseyi bir kez daha hüzünle hatırlıyoruz. 
Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, ülkemizde barış, kardeşlik ve huzur içinde yaşayan, Türkiye’nin gelişip güçlenmesine büyük katkılar sağlayan Çerkes vatandaşlarımızın tarihine, kültürüne, kimliğine ve haklarına sahip çıkmak amacıyla, büyük bir şuur içerisinde sürdürdüğünüz çalışmaları memnuniyetle karşılıyorum.
Bu vesileyle, Çerkeslerin acısını paylaştığımı ifade ediyor, Anma Etkinliğine katılan değerli vatandaşlarımıza selam ve sevgilerimi sunuyorum.

Abdullah Gül
Cumhurbaşkanı ________________

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, bir mesaj yayınlayarak, "150 yıl önce yaşanan büyük facianın, Çerkes halkının milli hafızasında derin izler bıraktığını" söyledi.

24 Mayıs 2014

 Yaşar Aslankaya
Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Büyük Kafkas Sürgününün 150. yılını anma etkinlikleri kapsamında yaptığınız nazik davet için teşekkür ediyorum.

19 uncu Yüzyılın mazlum halklarından biri olan Çerkesler için, Anadolu yeni bir yurt olmuştur.

150 yıl önce yaşanan büyük facia, Çerkes halkının milli hafızasında derin izler bırakmıştır. Temennim böyle faciaları hiçbir milletin bir daha yaşamamasıdır. Yarınların daha güzel olması için, geçmişten çıkarılacak büyük dersler vardır. Düzenlediğiniz etkinlik, bu noktada son derece yararlı olacaktır.

Bu düşüncelerle Büyük Kafkas Sürgününün 150. yılında, sürgün sırasında hayatını kaybeden bütün kardeşlerimi rahmetle anıyorum. Etkinliklerin başarılı geçmesini diliyor, bütün katılımcıları sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Cemil Çiçek
TBMM Başkanı__________________________

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Büyük Çerkes Soykırımı ve Sürgününün 150. yılında yayınladığı mesajda acıları paylaşarak, "İnkar, red ve asimilasyon dönemi geri gelmemek üzere kapanmıştır" dedi.

TC

BAŞBAKANLIK

ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ

24 MAYIS 2014

 Sayın Yaşar Aslankaya

Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. sene-i devriyesinde, Çerkes kardeşlerimizin yaşadığı büyük acıları bir kez daha hatırlıyor, acıları bir kez daha yürekten paylaşıyoruz.

İçinde Bulunduğumuz geniş coğrafyanın tüm halkları gibi özgürlüğüne, bağımsızlığına, inançlarına ve değerlerine aşkla bağlı olan Çerkes Kardeşlerimiz, 18’inci yüzyıl’da insanlık tarihinin gördüğü en büyük zulümlerden birine maruz kaldılar ve sayısı milyonları aşan şehit verdiler.

Hayatta kalanlar ise, doğup büyüdükleri toprakları terketmek suretiyle uzun bir sürgüne mahkum bırakıldılar.

Çerkesler, bu coğrafyanın tüm halkları gibi, ortak bir kaderi paylaştığımız kardeşlerimizdir. Türkiye’nin tarihi Çerkes kardeşlerimizle inşa edilmiştir; hiç kuşkusuz gelecek de hep birlikte inşa edilecektir.

77 milyon içinde, her bir kardeşimizin, kendi ana dilini, kendi kültürünü, gelenek ve inançlarını muhafaza etmesi, kendisini hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak hissedebilmesi hükümet olarak uğruna mücadele verdiğimiz bir hedeftir.

İnkar, red ve asimilasyon dönemi geri gelmemek üzere kapanmıştır.

Attığımız adımlarla, her bir kardeşimizin ana dilini konuşabilmesi, öğrenebilmesi ve öğretebilmesi teminat altına alınmıştır.

Öz be öz kardeşlerimiz, 77 milyonla birlikte bu vatan topraklarının sahipleri olarak gördüğümüz Çerkes kardeşlerimizin acı hatıraları hiç kuşkusuz bizim de acımızdır.

Çerkes kardeşlerimizin haklı mücadelesini gönülden destekliyor, bir daha böyle büyük acıların yaşanmaması için, barışın ve adaletin egemen olduğu bir dünya mücadelemizi birlikte veriyoruz.

150. Sene-i Devriyesinde, Büyük Çerkes Sürgünü’nde hayatını kaybeden şehitlerimizi; sürgünlerde ölen tüm Çerkes kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yadediyor; Türkiye cumhuriyeti vatandaşı Çerkes kardeşlerimizi ve dünya üzerindeki tüm Çerkeslere sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum.

Recep Tayyip Erdoğan

Başbakan

_______________________  

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 21 Mayıs'ın "Çerkez Soykırımı ve Sürgünü" olarak tanınmasının Çerkezler'in en doğal talebi olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yakut başkanlığında toplandı (21 Mayıs 2014).

 Yakut, bugün Çarlık Rusya'nın Çerkezler'i Kafkaslar'dan sürgün etmesinin 150. yıl dönümü olduğunu anımsattı. Rus-Kafkas savaşlarının, tarihin en kanlı savaşlarından biri olduğunu ifade eden Yakut, yüzlerce yıl süren savaşlarda 500 binden fazla Kafkasyalı'nın hayatını kaybettiğini belirtti.

Anadolu ve Rumeli toprakları başta olmak üzere 40'tan fazla ülkeye sürülen Çerkezler'in dramının güncelliğini koruduğunu dile getiren Yakut, şunları kaydetti:

"Kafkas sürgünü, dünya tarihinin en trajik olaylarından olmasına rağmen uluslararası anlaşmalarla çerçevesi çizilmiş temel insan hak ve hürriyetlerinin karşılık bulamaması oldukça anlamlıdır. Sürgün ve soykırıma tabi tutulan 1.5 milyon Çerkez'in sorunlarına çözüm bulunamamış olması hepimizi derinden üzmektedir. 5 bin yıldır yaşadıkları yüce dağlardan ve engin topraklardan sürgün edilerek, mallarını, mülklerini ve vatanlarını geride bırakmanın, sürgün sırasında binlerce kişinin kaybının derin acısı içinde Anadolu'ya hüzünle ulaşan Çerkezler'in geri dönme arzusu devam etmektedir."

Yakut, Kırım Tatarları'nın bu olayın dışında tutulamayacağını ifade ederek, "Üzücüdür ki bugün Kırım, insanlık dışı zulüm suçu faillerinin mirasçıları tarafından bir kez daha uluslararası hukuk ve insan haklarına aykırı bir şekilde işgal edilmiştir" dedi. Kırım Tatarları'nın yok olma korkusunu iliklerine kadar hissettiğini vurgulayan Yakut, Kırım Tatarları'nın can ve mal güvenliğinden ciddi endişe duyduklarını söyledi.

Yakut, "Ataları sürgün edilen halkların tekrar vatanlarına dönmeleri, temel haklar kapsamında değerlendirilmelidir. Yaşadıkları ülkelerde çifte vatandaşlık verilmesi ve 21 Mayıs'ın Çerkez Soykırımı ve Sürgünü olarak tanınması Çerkezler'in en doğal talepleridir" diye konuştu.

______________________

 İşte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çerkes Sürgününün 150. Yılı münasebetiyle yaptığı yazılı açıklama:

Bundan 150 yıl önce Rus Çarı tarafından sürgün edilen Çerkesleri her yıl 21 Mayıs’ta anmaktayız. Tarihleri acılarla dolu olan Çerkes kardeşlerimizin sürgün sırasındaki can kayıpları, çektikleri çileler ve sonraki nesillerin kapanmayan yaraları ortak acılarımızdır.

 Cumhuriyet Halk Partisi her zaman mazlumların yanındadır ve Çerkes yurttaşlarımızla dayanışma içindedir. Ülkemizdeki Çerkes diasporası Kurtuluş Savaşımızdan başlayarak Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu güzide insanlarımızın toplumumuzu zenginleştiren hizmetleri bugün de sürmektedir. Çerkes yurttaşlarımızın sorunlarının çözümü ve beklentilerinin karşılanması eşit vatandaşlık ve hak temelli siyaseti benimseyen CHP’nin öncelikli hedefleri arasındadır. Bu bağlamda, Çerkes yurttaşlarımızın kültürlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesi için çaba harcamaya devam edeceğiz.

 Başka ülkelerde yaşayan Çerkeslerin sorunları da CHP’nin dış ilişkiler anlayışı çerçevesinde ilgili ülkelerde gündeme getirilmekte, Çerkeslerin insan hakları ve temel özgürlüklerinin korunması istenilmektedir.

 Sürgünün 150. yılında Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaştığımızı, içerde ve dışarıda her zaman yanlarında olacağımızı yineler, kendilerini saygı ve sevgiyle selamlarız.

_________________________

Çerkes Soykırımı'nın yıldönümünde açıklama yapan HDP, Çerkes halkının taleplerini sahiplendiğini duyurdu.

HDP Merkez Yürütme Kurulu'nun yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:

Çerkesya halklarının 19. Yüzyıl’da yaşadığı büyük trajedinin üzerinden 150 yıl geçti. 21 Mayıs 1864 günü tarihe Çerkes soykırımının simgesi olarak kazındı. Çarlık Rusyası, Kafkasya'nın doğusunda, Dağıstan ve Çeçen-İnguş Bölgesi'nde, savaş boyunca kadın, çocuk ayırmaksızın tam bir imha politikası izledi. 1 milyonu aşkın Çerkes katledildi, daha fazlası vatanından sürgün edildi. Sürgün, Karadeniz kıyısındaki Vubıh, Abaza ve Adıgelere uygulandı. 500 binin üzerinde insan sürgün yolculuğunda ve ilk yerleştikleri bölgelerde yaşamını yitirdi. Sadece Trabzon’da 53 bin Çerkes öldü. Vubıhların dilini konuşabilen kalmadı. Adıgelerin bir boyu olan Natuhayların adı bugün sadece tarih kitaplarında kaldı.
Osmanlı ve Çarlık Rusyası, Çerkeslerin sürgün edilmesinde anlaştı, çünkü Osmanlı'nın "göçmene" ve savaşacak güce ihtiyacı vardı. Osmanlı planlı bir iskân politikası uyguladı. Çerkesler, Osmanlı İmparatorluğu’nun sorunlu bölgelerine ve potansiyel tehlikelere karşı bariyer oluşturacak şekilde, Balkanlar'da Müslüman olmayan halkların civarına, Ortadoğu'da Suriye-Ürdün hattına, Anadolu'da Samsun-Hatay hattı üzerine, İstanbul çevresine, Marmara Denizi doğu ve güneyine yerleştirildi.
Sömürgeciliğe karşı bağımsızlık için direnen Çerkesler dünyanın dört bir yanına dağıtıldılar. Bu tarifsiz acıyı daima yüreklerinde taşıdılar ve ağıtlarını kuşaktan kuşağa aktardılar. Çerkesler şimdi dünyanın 40 civarındaki ülkesinde yaşamlarını sürdürüyor. Vubıh, Abaza ve Adıgelerin Türkiye’deki nüfusu, kadim topraklarında yaşayanlardan çok daha fazla. Bugün Çerkeslerin en büyük bölümü Türkiye'de yaşıyor. Anadolu'daki Çerkes nüfusu 5 milyonu aşıyor.

Çerkeslerin 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanı ile İstanbul'da kurdukları derneklerin ve okulun Cumhuriyet döneminde kapatılması, Çerkes Ethem’e hain damgası vurulması, 1922 yılı Aralık ayında başlayan Gönen-Manyas’taki Çerkes köylerinin doğuya sürgünü, köylerde yürütülen "yurttaş Türkçe konuş" faaliyetleri, "katıksız Türkçe soyadı" kanunu, "okulda Çerkes olduğunuzu söylemeyin" çabaları inkar ve asimilasyon politikaları olarak uygulandı. Zalim yasaklar Çerkeslerin soykırım acısını katmerleştirdi.
Bugün de AKP Hükümeti Çerkeslerin demokratik haklarını tanımamakta ısrar ediyor. Çerkes halkının hak taleplerini görmezden geliyor. HDP olarak Çerkes halkının,
- Çerkes kimliğinin ve kültürünün yaşatılmasının önündeki engellerin ortadan kaldırılması,
- Ana dilinde eğitim hakkının sağlanması, üniversitelerde akademik programların açılması,
- Çerkesçe TV ve radyo yayın hakkının sağlanması,
- Çerkes köylerine eski isimlerinin verilmesi, çocuklara Çerkes dilinde isimlerin konulabilmesi,
- Çerkesleri hain olarak anlatan veya inkar eden tüm ırkçı ifadelerin ders kitaplarından ayıklanması haklı taleplerini sahipleniyoruz.
Türkiye, halkların birbiri içinde eritildiği, eritilemeyenlerin düşman ilan edildiği, birbirine karşı önyargı ve nefretle eğitildikleri bir tarihin ağırlığını taşıyor. Çerkes soykırımının büyük acısını paylaşıyor ve Çerkes halkının anadili, kültürü ve inancıyla özgür, eşit ve demokratik yaşam mücadelesini mücadelemiz kabul ediyoruz.

HDP Merkez Yürütme Kurulu
20 Mayıs 2014

________________________________

CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ve arkadaşları, Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. yıldönümünde, Osmanlı arşivlerinin açılarak yaşananların açığa çıkarılması amacıyla TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdi.

TBMM Başkanlığı'na sunulan önergenin gerekçesinde 'Başlangıç tarihi 21 Mayıs 1864 olarak kabul edilen zorunlu göçün 150. yıldönümünde tüm yaşananların, Osmanlı arşivleri başta olmak üzere Rus arşivlerinden de yararlanılarak açığa çıkarılması gerekmektedir' denildi.

____________

Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, Türkiye'de yaşayan Çerkeslerin toplumsal ve sosyal yaşamda karşılaştıkları zorlukların tespit edilmesi ve çözüme kavuşturulması için soru önergesi verdi.

Van Milletvekili Kemal Aktaş, Türkiye'de yaşayan Çerkeslerin toplumsal ve sosyal yaşamda karşılaştıkları zorlukların tespit edilmesi ve çözüme kavuşturulması için Çerkesya halkının katliamlara uğrayarak Anadolu'dan sürgün edilişinin 150. yıl dönümünde, Meclis Başkanlığına araştırma önergesi verdi.
Aktaş verdiği önergenin gerekçesinde ise, "1922 yılı Aralık ayında başlayan Gönen-Manyas'taki Çerkes köylerinin doğuya sürgünü, köylerde yürütülen 'yurttaş Türkçe konuş' faaliyetleri, 'katıksız Türkçe soyadı' kanunu, 'okulda Çerkes olduğunuzu söylemeyin' çabaları inkar ve asimilasyon politikaları olarak uygulandı. Zalim yasaklar Çerkeslerin soykırım acısını katmerleştirdi" diye kaydetti.
Aktaş, toplumsal barışın inşası için Türkiye'de yaşayan tüm farklı kimliklerle beraber Çerkeslerin de dillerini, kültürleri ve kimliklerini yaşabileceği hakların iade edilmesi gerektiğini belirtti.

__________________  

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof.Dr. Mustafa Kamalak, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 150. Yıldönümü'nde bir açıklama yayınladı. Saadet Partisi web sitesinde yer alan mesaj şöyle:

Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Kamalak, 1864 Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. Yıl dönümü münasebetiyle bir açıklama yaptı.

Çerkeslerin 1864 yılında büyük bir zulüm,soykırım ve sürgüne maruz kaldıklarını kaydeden Kamalak, “Saadet Partisi olarak,zulme uğrayan Çerkes ve Kafkas halklarının acılarını kalplerimizde hissettiğimiz bu günde, bu acıları hep beraber paylaştığımızı bir kere daha ilan ediyoruz” dedi.

Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları Kafkasya'da büyük bir geçmişe sahip Çerkesler ve Kafkas halklarının, yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen,emperyalist devletlerin ve Çarlık Rusya'sının hak hukuk tanımaz politikaları ve sinsi hedefleri doğrultusunda sürgün ve soykırıma uğratılarak Kafkasyadan koparıldıklarını kaydeden Kamalak,  “Çerkeslerin ve Kafkas halklarının zulme ve işgale karşı verdikleri kahramanca mücadeleyi unutmamız asla mümkün değildir” diye konuştu.

“Rus zulmü ve vahşeti karşısında şehit olan,Kafkasyalı kardeşlerimizin kanlarının boşa akmadığını, Kafkas halklarının bugün Rusya'da verdikleri mücadele bizlere hatırlatmakta,ve soykırımı,sürgünü ve zulmü bir kez daha gözlerimizin önüne sermektedir” diyen Kamalak, bu onurlu ve kahraman insanların, sürgün sonrası sadece yürekleriyle geldikleri ülkelerde yeni bir hayat kurana kadar çok büyük zorluklar yaşadığını vurguladı.

Kamalak mesajını şu cümlelerle tamamladı:

“Türkiyede yaşayan çerkes kardeşlerimiz ve diğer etnik kökene sahip olan kardeşlerimizle birlikte bu vatan için kanıyla canıyla hizmet etmişlerdir. Biz saadet partisi ve milli görüş olarak diyoruzki!

Türkiyede yaşayan 75 milyon kardeştir.Etnik kökeni ne olursa olsun bizim mayamızda İslam vardır, islam kardeşliği vardır.Yine etnik kökeni ne olursa olsun, bir ve beraber çarpan yüreklerimiz, zulmün, sömürünün, sürgünün olmadığı  Yeni Bir Dünya’yı mutlaka kuracaktır. Bu duygularla, ''Büyük sürgün''ün yıldönümünde Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz”

[Kaynak: Saadet Partisi web sitesi, 20 Mayıs 2014]

 

________________________

“Çerkes kardeşlerimizin acısını, yürekten paylaşıyoruz”

 

18.05.2014 / Ankara

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Çerkeslerin 21 Mayıs 1864'de sona eren Kafkas-Rus savaşları ile birlikte maruz kaldıkları zulüm, soykırım ve insanlık tarihinin en büyük sürgününün 150. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. ​

Hisarcıklıoğlu mesajında, “Çerkes ve Kafkas halklarının maruz kaldığı sürgün ve soykırım tarihin en acımasız ve en karanlık sayfalarından birisi olmuştur.

Çerkes kardeşlerimizin acısını her zaman yüreğimizde taşıyacağız” ifadesini kullandı.

 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun görüşleri şöyle:

 “21 Mayıs 2014 tarihin en acı dolu günlerinden birisinin yıldönümü. Rus-Kafkas Savaşı 21 Mayıs 1864’de, Soçi yakınlarında Kbaada vadisinde (şimdiki adıyla Krasnaya Polyana) Çerkeslerin ağır yenilgisiyle bitti.

 Savaşın sona ermesi ile birlikte, Çarlık Rusya’sı tarafından vatanını terk etmeye zorlanan Kafkas halkları, bu tarihi Çarlık Rusya’sının stratejik hedefleri doğrultusunda Çerkes halkına uyguladığı soykırım ve sürgünün yıldönümü olarak kabul etmektedir.

 Tarih boyunca yaşadıkları Kafkasya’da onurlu bir mücadele ve direniş gösteren Çerkes halkı, ne acıdır ki hak hukuk tanımaz bir politikayla, soykırıma uğramış ve sürgün edilmiştir. Bu insanlık dışı süreçte Çerkeslerin zulme ve işgale karşı verdikleri kahramanca mücadele asla unutulmayacaktır.

 Umudumuz odur ki; acımasız, kanlı saldırıların yaşanması, Çerkeslerin evlerinden, topraklarından ve vatanlarından koparılıp büyük sürgüne gönderilmesi sürecinin, insanlık tarihinde ve vicdanlarda açtığı yara, yeni acıların yaşanmaması adına büyük bir ders olsun.

 Bizler Türkiye’de Çerkes, Türk, Kürt, Laz, Gürcü, Ermeni, Rum ve diğer vatandaşlarımızla bir ve bütünüz.

 Bu vatan için canıyla kanıyla mücadele eden, aynı gelecek adına nefes alan büyük bir ülkeyiz. O açıdan geçmişte yaşadığımız her acı, hepimizindir. Kanayan yara aynı bedenindir.

 Türk iş dünyası adına, Büyük Sürgün’ün bu yıl dönümünde Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz.”

__________

http://www.tobb.org.tr



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1128 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın