Saat
Takvim

Anasayfa

 
 
 
  • 1
  •  
  • 2
  •  
  • 3
  •  
  • 4
  •  
  • 5
  •  
  • 6
  •  
  • 7
  •  
  • 8
  •  
  • 9
  •  
  • 10
  •  
  • 11
  •  
Dr. SETENAY NİL DOĞAN - İkinci bir grup ise 1970’lerin asimilasyon ve dönüş söylemlerini dünyada başlayan ve Türkiye’de de yavaş yavaş ve sancılı bir şekilde açılan çokkültürcülük ve kültürlerarasılık tartışmalarıyla birlikte bugün vatandaş olarak devletten istenen taleplere dönüştürmüş durumda. 25-26 Şubat 2012’de Derbent’te düzenlenen Çerkes Çalıştayı’nı, Çerkesce adıyla Lejen Xase’yi de tam bu taleplerin üzerinden okuyabiliriz.
KELEMET ÇİĞDEM TÜRK - Çerkesler bu şiddet siyasetini onaylamamaktadır. Şiddete son verecek bir çoğulcu kültür siyasetini savunmaları, ileri demokrasi ve insan haklarını merkeze alan bir hukuk düzeninin kurulması içindir. Bu da, devletle toplum arasında süren gerilimi, toplumsal kümeler arasındaki eşitsizliği giderecek bir adım olarak Türkiye'yi esenliğe ve istikrara kavuşturacaktır.
FERHAT KENTEL - Bir yanda toplum ve insanlar; bu toprakların hakiki insanları; alabildiğine mütevazı... Farklılıkları için saygı görmek, tanınmak istiyorlar. Öbür yanda, hamasetin sindiği, “devletin has adamlarıyla”, habire ona buna “nereden geliyor bu paralar” diye hesap soranların milyonlarca liralık süper ve kendini saklayan organizasyonuyla kotarılmış bir nefret gösterisi... Acıları bile ırkçı emellerine alet eden, Hocalı’da acı çekmiş insanları hissetmekle alâkası olmayan, acı çektirmekten zevk alan; bundan gurur duyan bir zihniyeti, ölümü temsil ediyorlar.
OĞUZ BERK - 25-26 Şubat'ta Kocaeli'nde Çerkes Hakları İnisiyatifinin düzenlediği 'Çerkes Çalıştayı'nda, izleyici olarak bulundum. 2 günlük yoğun bir toplantı maratonu içinde benim gibi sigara tiryakisi, huzursuz bacak sendromu olan bir adam için zor anlar yaşandı. Bir yandan sigara içmek için Abdurrahman Dilipak'tan köşe bucak kaçmak, bir yandan en fazla 1 saatte bir kalkıp 5 dakika gezmek zorunda olan birisi için toplantılar çok yorucu idi ama bir o kadarda keyifli idi.
DOĞU ERGİL - Çerkesler, yeni bir anayasa arayışı evresinde çoğulcu bir toplum ve demokratik bir siyaset beklentisiyle kültürel kimliklerinin de kabulü arayışındalar. Bu talebi de kavga ve gürültü ile değil insanların vicdanlarına ve izanlarına hitap ederek gerçekleştirmek istiyorlar.
ARDAN ZENTÜRK - İzmit’in Derbent ilçesinin mütevazi otel salonunda, koskoca bir Türkiye çıkıyor ortaya!.. Kürtçe, Çerkesce, Türkçe... Müziğin o sihirli barışında bir anda birleşiyorlar... O anda ne siyasetin gri-bulanık kulisleri, ne dağlardan yankılanan silah sesleri, ne sıradan sohbetlerin nefret söylemleri var... Sadece insanı yaşıyoruz.... Beynimde, kimin söylediğini hatırlamadığım bir cümle: Bir millet, kendi dilinde ağlama hakkından mahrum edilemez...
Kocaeli Üniversitesi’nin Kartepe İlçesi’ndeki Derbent Uygulama Oteli’nde dün başlayıp bugün de devam eden Çerkes Hakları İnisiyatifi’nin ilk çalıştayında, özellikle Çerkesce dil eğitimi üzerinde duruldu. Konuşmacıların bir bölümü iköğretim okullarında Çerkezce dil eğitimi derslerlerinin konulmasını, Çerkez köy adlarının iade edilmesini ve 7 gün 24 saat kesintisiz yayın yapan radyo ve televizyon kanalının kurulmasını istedi.
Bu gün Çerkesler seslerini yükseltiyorlar, yarın Gürcüler de seslerini yükseltirler. Öbür gün Arnavutlar... Süryaniler. Bunlar geç kalan güzel girişimler. Yeterki sevgimiz nefretimize, merhametimiz gazabımıza galip gelsin.. Türkiye’deki Arnavutlar, Boşnaklar bizi Balkanlar’a taşıyacak. Gürcüsü, Çerkesi, Çeçeni, Azerisi, bizi Kafkaslar’a taşıyacak. Araplar, bizi Arap dünyasına taşıyacak...
ABDURRAHMAN DİLİPAK - Çerkez inisiyatifinin sürece renk ve canlılık katacağını düşünüyorum.. Gürcü, Arnavut, Arap inisiyatifleri de, Süryani inisiyatifi de adaletten, barıştan, hürriyetten yana sesini yükseltmeli.. Birbirimizden hak almak değil, birbirimizle hesaplaşmak, hesap sormak, suçlamak yerine, herkes bu süreçte biraz da kendi içine bakmalı. Nerede yanlış yaptık demeli.. Kendi içimizde yanlış yapanları, yanlış yapılan işleri de savunmaktan vazgeçmeliyiz..
YAVUZ BAYDAR - Now, under the banner of the “Initiative for Circassians’ Rights,” they make a powerful statement. When I read the opening statement, I had difficulty in believing the toughness of their rhetoric, comparable only to the rhetoric coming from the Kurds. It deplored the abolishment of Circassian cultural rights (education and mother tongue) and “liquidation of the values of their identity.”
 2