Saat
Takvim

Hakkımızda

HAKKIMIZDA

21. yüzyılın iletişim teknolojileri bütün inkarcı ve baskıcı yapıları, ya dönüşüm, ya da tasfiye süreci içine soktu. Türkiye Cumhuriyeti devleti de bunun dışında kalamadı. Oligarşik yapının bütün direnişine rağmen iç ve dış dinamiklerin etkisi ile mecburi bir değişim süreci içine girildi.

***

Bu yeni süreçte Çerkesler, 2009 yılında devlet erkanının açıklamalarıyla start alan ve kimliklerin özgürce ifade edilmesi ve korunmasını öngören “demokratik açılım paketi”nin ilanını, bu sürecin en önemli parçası olarak heyecan ve ilgiyle karşıladılar.
Bugüne kadar inkar edilen kimliklerin devlet yöneticilerince telaffuz edilir olmasını,

Hepsinin saygıya değer olduğunun ifade edilmesini, devlet ve halk arasındaki kopukluğun onarılması için önemli bir adım olarak değerlendirdiler.

Değişik dil ve kültür grupları için bakan düzeyinde katılımlarla yapılan çalıştayları memnuniyetle izledi ve sabırla sıranın kendilerine geleceği günü beklediler.
Ne zaman açılımdan söz açılsa “Kürt, Çerkes, Laz...“ diye başlayan nakaratlar ümitlerini artırdı.

***

Ancak geçen zaman ümitleri boşa çıkardı.

Hiçbir devlet temsilcisi sorunlarını dinlemek için Çerkeslerin kapısını çalmadı. Mekanlarına bir vesile misafir olarak gelen siyasiler yaldızlı laflar ettikten sonra ortalıktan kayboldu.

Kimliklerini koruyup geliştirecek hiçbir somut girişime şahit olamadılar.
Açılım sürecine kimliğini vitrine çıkartmadan “objektif” bir katkı sağlamaya özen gösteren Çerkesler, devletin takındığı kendilerini “yok sayan“ tavırla hayal kırıklığına uğradılar.

Ve bir durum muhasebesi yapmaya mecbur bırakıldılar.

***

2011 yılı başı itibarı ile yapılan değerlendirmede, Çerkesler olarak bu sürece verilebilecek en önemli katkının, öncelikle kendi hak ve özgürlüklerini merkeze alan “subjektif” bir tavır olacağında hemfikir oldular.

İlk olarak da,

- Devletin takındığı bu oyalama ve görmezden gelme politikalarını reddetmek,

- Çerkes kalma kararlılıklarını deklare etmek,

- Varlıklarını görünür kılmak üzere meydanlara inmeye karar verdiler.

İşte “Çerkes Hakları İnisiyatifi” sabırla takip edilen bir süreç sonunda 3 Şubat 2011 tarihinde doğdu.

O gün seçilen Yürütme Kurulu halen işbaşındadır.

Yürütme Kurulu Üyeleri (Harf Sırasıyla):

Erol Karayel (Gazeteci)

Kenan Kaplan (Eğitimci)

Murat Özden (Mali Müşavir)

Mustafa Saadet (İktisatçı)